ÖYLE bir sarmal içindeki dünya; bir sürü sorun ve sıkıntı... Karanlıklar içinde aydınlık...
Dikenler içinde temiz bir yol...
Fırtınalar arasında süt liman kıyılar arıyoruz insanoğlu olarak.
Herkesin tek bir amacı var; sorunsuz, mutlu bir yaşam.
Peki sizlere “Türkiye’nin en büyük sorunu nedir?” diye sorsam...
Sanıyorum verdiğiniz cevaplarda sıralama değişse de, sorunu oluşturan kavramlar asla değişmez.
Yoksulluk, yolsuzluk, işsizlik, eğitim, sağlık, trafik, siyasi ahlaksızlık, kültürel yozlaşma (vs) gibi...
Tabii tüm bu sıralamasının neresine koyarsanız koyun, vatandaş açısından acısı sıranın her yerinden hissedilen bir de “zam kazığı” vardır.
Ekmek, su, gıda, elektrik ve su gibi...
Aylık zamlanan petrol ürünlerini saymıyorum bile.
Asıl yangın mutfakta...
Kİmİ kalemlerin her ay periyodik, bazı ürünlerin ise şaşırtmalı olarak çeşitli aralıklarla zamlanmasından dolayı birincilik kürsüsüne çıkan zam şampiyonu ürünlerimiz de var. İşte sizlere son altı aydan birkaç örnek:
Mart ayı zam şampiyonu yüzde 13.60 ile “Limon”
Nisan ayı zam şampiyonu yüzde 30.97 ile “Mercimek”
Mayıs ayı zam şampiyonu yüzde 34.35 ile “Patates”
Haziran ayı zam şampiyonu yüzde 27.39 ile “Yurt içi turları”
Temmuz ayı zam şampiyonu 29.85 ile “Sivri Biber”
Ağustos ayı zam şampiyonu 22.08 ile “Yumurta”
Yoksulluk sınırında savaşan işçi, memur ve çiftçi ise üç kuruş ile ay sonunu getirme şampiyonu!
Vah dar gelirlinin haline!
YarIn okullar açılıyor.
Defter, kalem, önlük, ayakkabı, pantolon, ceket hepsi sırada...
Toplu görüşmelerden memur maaşına toplam yüzde 8.5 oranında zam yapıldı.
Sırf yükü biraz hafiflesin diye.
Peki memura verilen bu zamdan 10 gün sonra ne oldu?
1 Ekim tarihinden geçerli olmak üzere elektriğe yüzde 15 zam yapıldı.
Yapılan bu zamla birlikte 10 ay içerisinde elektiriğe yüzde 68 zam yapılmış oldu.
Dar gelirli vatandaşlar bir yana, esnaf, tüccar ve üreticiyi de zor duruma düşüren bu zamlar, Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan’ı bile isyan ettirdi.
Telefonla konuştuğum Bakan Çağlayan, “Yapılan zamları tasvip etmek daha da ötesinde eski bir sanayici ve yeni bir bakan olarak bu zamları savunma noktasına gelmek beni de çok üzüyor. Sanayi için çok önemli girdi maliyetlerinden birisi olan elektrik zammı üreticiyi zora sokacağı için bunun bir adım ilerisi işsizliktir” dedi.
Samimiyetine ve açık yüreklliğine inandığım, eskiden beri tanıdığım dostum Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan’ın, elektrik başta olmak üzere diğer zamlar konusunda savunma yaparken ne kadar zorlandığını çok yakinen hissettim.
Çünkü o da biliyor ki, ekonomik çıkmaza giren her iktidar mutlaka vatandaşa yüklenir.
Çünkü biz, dolarlarını getirip Türk parasına çeviren yabancıların yüzde 22 faizi cebe indirmesine fırsat tanıyan bir ülkeyiz..
Çünkü biz, piyasaya giren 80 milyar dolarlık sıcak para ile borsanın yüzde 72ísini yabancı yatırımcılara teslim etmiş bir ülkeyiz.
Çünkü biz, bankacılık sisteminin yüzde 42’sini yine yabancı yatırımcılara satmış bir ülkeyiz.
Çünkü biz, en stratejik kurumları yok pahasına İsrail’liye, İngiliz’e , Alman’a, Fransız’a ve Yunan’a satmış bir ülkeyiz .
Çünkü biz, sobası olmayan evlere valilerin kömür dağıttığı bir ülkeyiz!...