|
BERAT GECESİ :Önümüzdeki Cumartesi gününü Pazara bağlayan gece, mübarek Ramazan ayının müjdecisi olan Berat Kandili'dir. Günah, borç ve cezadan kurtulmak gibi anlamlara gelen berat, günahlardan arınmayı ve Yüce Allah'ın rahmet ve mağfiretine ulaşmayı ifade etmektedir.
Mübârek kitabımız Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz meâlen şöyle buyurur. 1. Hâ. Mîm. 2. Apaçık olan Kitab'a andolsun ki,3. Biz onu (Kur'an'ı) mübarek bir gecede indirdik.(bu mübârek geceden kasdın berat gecesi olduğu rivayet edilir.) 4. Her hikmetli işe o gecede hükmedilir. 5. Senin Rabb'inin acıması gereği olarak (gönderdiğimiz elçilere o gece emirlerimizi bir bir açıklar,vahiylerimizi bildiririz)Doğrusu o işitendir, bilendir (Duhan, 44 /1-6)
Geceye Berat İsminin Verilme Nedeni: Rivayet edildiğine göre; bu geceye Berat isminin verilmesinin sebebi, bu gecede iki berat fermanı verilmesidir. Şöyle ki:1-Bu gece Allah tarafından, pişman olup yaptıklarından tevbe etmeleri hâlinde fâsıklara ve günahkârlara kurtuluş fermanı verilir. 2-Bu gece, Allah'ın velî kullarına zarar ve ziyana uğramaktan yana kurtuluş fermanı verilir.
Berat gecesinde beş haslet vardır.1-Her mühim iş bu gece tayin olur.2-Bu geceki ibadetin sevabı büyüktür.3- Bu gece ilâhi rahmet iner.4 Bu gece peygambere şefaat hakkının tamamı verilmiştir. Bu şefaatten mahrum olanlar, devenin ürküp kaçtığı gibi Allah’tan kaçanlardır. (K. Sitte 3/288)
DUALARIN KABUL EDİLDİĞİ VE REDDEDİLMEDİĞİ BEŞ GECE:Ebû Ümame (r.a.) rivayet ediyor: Beş gece vardır ki onlarda yapılan duâ geri çevrilmez. Receb'in ilk gecesi olan Regâib Kandili, Şaban'ın on beşinci gecesi olan Berat Kandili, Cuma gecesi, Ramazan bayramı gecesi, Kurban bayramı gecesj
BERAT GECESİ ALLAH TECELLİ EDER ;Beraat gecesi hakkında Allah elçisi şöyle buyurmuştur:"Şaban ayının onbeşinci gecesi olduğu zaman, gecesinde ibadete kalkın. Ve o gecenin gündüzünü (I5. günü) oruç tutunuz. Çünkü o gece güneş batınca Allah Teâlâ (Keyfiyeti bizce meçhul bir halde) dünyaya en yakın göğe inerek (o andan) fecir oluncaya kadar:Benden mağfiret dileyen yok mu, onu mağfiret edeyim. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım. (Bir bela ile) mübtela olan yok mu, ona kurtuluş vereyim. Şöyle olan yokmu? Böyle olan yok mu? Buyurur.
BENİ KELB KABİLESİ KOYUNLARI SAYISINCA KİŞİNİN AFFI: Hz. Aişe r.anha’dan rivayetle; Bu gece (Şaban'ın onbeşinci gecesi) Peygamber (s.a.v.)’i (odanın içinde) aramaya başlamıştım ki (O’nu) başını secdeden kaldırırken buldum. Buyurdu ki:“Ey Aişe, Allah ve Rasulü’nün seni korkutmasından mı korktun? dedim.Hz. Aişe validemiz “Diğer hanımlarından birinin yanına gittiğini zannettim” dedi.Peygamberimiz buyurdu ki Allah Teâlâ Şabanın 15.gecesinde (bu gecede) dünya semasına iner, Ben-i Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısınca insanları bağışlar."
İKİ KONUDA BERAT SAHİBİ OLMAK:
1- CEHENNEMDEN KURTULMAK 2- NİFAKTAN EMİN OLMAK "Her kim, Allah rızâsı için, iftitah tekbirini idrak etmek sûretiyle kırk gün cemaatle (farz) namazı kılarsa, onun için iki şeyden beraat yazılır: Cehennemden kurtulmak ve nifaktan emîn olmak."
BERAT GECESİ DUASI; Peygamber Efendimiz bu geceyi ibadetle geçirmiş ve Allah'a şöyle dua etmiştir: "Azabından affına, gazabından rızana sığınır, senden yine sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamdetmekten âcizim. Sen seni senâ ettiğin gibi yücesin."
Bu mübarek gece Peygamber Efendimiz'e şefaat hakkının tamamı verilmiştir; Çünkü Peygamberimiz, Şaban'ın on üçüncü gecesi ümmeti hakkında şefaat niyaz etmiş, bu şefaatin üçte biri verilmiş, on dördüncü gecesi yine niyaz etmiş, üçte biri daha verilmiş, on beşinci gece gene niyaz etmiş ve bu gece şefaatin tamamı ihsan buyrulmuştur. Ancak Allah Teâlâ'nın emirlerinden devenin ürküp kaçtığı gibi kaçıp uzaklaşanlar, bu şefaatten mahrum kalacaklardır.
BU GECENİN İMKANLARINDAN VE TÜM İMTİHANDAN MAHRUM OLMAMAK İÇİN TEVBE EDEN VE ŞÜKREDEN KUL OLMAK GEREKMEKTEDİR.
ŞÜKREDİCİ KUL OLMAK Hz. Aişe validemiz, -(Ya Resulallah, Allahü teâlâ seni, geçmişte ve gelecekte günah işlemekten muhafaza buyurduğu hâlde, neden Berat gecesinde çok ibadet ettin) dediğinde, buyurdu ki: -(Şükredici kul olmıyayım mı?
BERAT GECESİ RESÜLÜLLAHIN YAPTIKLARI VE DUA;
Allah Teâlâ'nın rahmeti bu gece taşar da taşar. Hazreti Aişe validemiz bu geceyi bize şöyle anlatıyor:"Günün birinde Hazreti Peygamber yanıma girdi. Elbisesini çıkardı, aradan pek bir zaman geçmeden tekrar giyindi. Bunun üzerine beni büyük bir kıskançlık sardı. Kuma (ortak)larımdan birinin yanına gidecek sandım ve çıkıp peşini takip ettim. (Medine'nin kabristanı olan) Bakîu'l–gargad (Cennetül Bakî)de kendisine eriştim. Mü'minlere ve şehidlere istiğfar ve dua ediyordu.
Kendi kendime: –Anam babam sana feda olsun, Ya Resûlallah! Sen Rabbinin rızası uğrunda, ben ise dünya peşindeyim, diyerek döndüm. Soluk–soluğa odama girdim. Ardımdan da Resûlullah bana ulaştı ve:–Ey Aişe! Bu soluk soluğa nefes neyin nesi? diye sordu.
Ben: –Ya Resûlullah! Anam babam uğruna feda olsun! Yanıma geldiniz, elbisenizi çıkardınız. Sonra fazla durmadan tekrar giyin(ip git)tiniz. Beni kıskançlık tuttu. Ortaklarımdan birinin yanına gideceğinizi zannettim. Nihayet sizi Bakî (kabristanın)da (dua ve istiğfar) yaparken gördüm, dedim. Resûl–i Ekrem şöyle buyurdu:
–Ey Aişe! Allah ve Resûlü sana haksızlık edecek diye mi korkuyorsun? Fakat bana Cebrail geldi ve şöyle dedi: "Bu gece Şaban'ın yarısı gecesidir. Cenab–ı Hak bu gecede Benî Kelb kabilesinin koyunlarının tüylerinin sayısı kadar kimseyi Cehennemden âzâd eder. Fakat bu gece Allah; müşriklerin, kincilerin, akrabaları ile münasebeti kesenlerin, hayat ve ihtişamlarına mağrur olanların, ana ve babalarına isyan edenlerin, içki düşkünlerinin yüzlerine bakmaz.
Sonra Resûl–i Ekrem elbisesini çıkardı. Bana:
–Ey Aişe! Bu gece ibadet etmeme müsaade eder misiniz?" buyurdu. Nezakete bakın!... Cevapta da aynı zarafet ve güzellik... –Evet, sana anam babam feda olsun, ya Resûlallah! dedim. Sonra Hz. Peygamber namaza kalktı. Secdeye kapanıp uzun müddet kaldı. Vefat etti diye endişelendim. Kalktım elimle yokladım. Elimi ayağının iç kısmına koydum, kımıldadı. Ben de sevindim.
Secdede şöyle dua ve niyaz ettiğini işittim:
"Allah'ım! Azabından affına, gazabından rızana sığınıyor; senden yine sana sığınıyorum. Zatın yücedir. Sana karşı senayı sayıp bitiremem. Sen kendini nasıl sena ettinse öylecesin. Sabah olunca, bunları Resûl–i Ekrem'e söyledim. O da:
–Ey Aişe! Bunları öğrendin mi? dedi.
–Evet, ya Rasûlallah! dedim. Resûl–i Ekrem: –Bunları hem öğren hem de başkalarına öğret. Zira bunları bana Cebrail öğretti ve secdede bunları tekrar etmemi emretti, buyurdu.
BERATIN GÜNDÜZÜNÜ ORUÇLU GECESİNİ İBADETLE GEÇİRMEK;
Bu gece hakkında Hz. Ali'den rivayete göre Resûlullah şöyle buyurdu:
"Şaban ayının yarısı yani Berat gecesi olduğu zaman kalkınız, o geceyi ibadetle geçiriniz, gündüzünde de oruç tutunuz. Çünkü Cenab–ı Hak, güneşin batmasıyla birlikte (rahmet ve ihsanıyla, gufran ve inayetiyle) dünya semasına tecelli eder ve şöyle buyurur: Günahlarının bağışlanmasını isteyen yok mudur? Onu bağışlayayım. Rızık isteyen yok mudur? Onu rızıklandırayım. Bir derde düşen yok mudur? Ona afiyet vereyim (o dertten kurtarayım). Şöyle olan yok mu? Böyle olan yok mu? (Ve bu hitap) fecir doğuncaya kadar devam eder.""Allah Teâlâ'nın dünya semasına tecelli etmesinden" murad: O'nun rahmet ve bereketinin, hayır ve nimetinin inmesi; sema kapılarının açılması, duaların süratle kabul edilmesi, kullarına rahmet ve merhametle bakmasıdır.
BU GECE AFFOLUNMAYACAKLAR:
Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bu geceyi Hz. Âişe validemize tanıtırken şöyle buyurmuştur:
"Bu gece Şaban'ın onbeşinci gecesidir. Allah Teâlâ bu gecede Benü Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısınca insanları Cehennem'den kurtarır. Ancak kendisine şirk koşanların, müslümanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenlerin, akrabaları ile münasebeti kesenlerin, gururlu ve kibirlilerin, ana-babasına asî olanların ve içki içmeye devam edenlerin yüzüne bakmaz. " (Buhârî, et-Tergîb ve't-Terhib, II, 118).Başlıkla alakalı diğer Hadis-i Şerifler de dikkate alınınca affolunmayacaklar içersinde şu gruplar ve fiiller de karşımıza çıkmaktadır.
|
|
none; mso-layout-grid-align: none">1- ŞİRK KOŞMAK 2- MÜSLÜMANLARA KİN BESLEMEK 3- SILAİ RAHİMİ KESMEK 4-GURUR VE KİBİRLİ OLMAK 5-ANA-BABAYA ASİ OLMAK 6-İÇKİYE DEVAM ETMEK 7- BÜYÜCÜLER 8- FALCILAR 9- CİMRİLER 10- BİDAT EHLİ 11-FAİZ ALIP VEREN 12- ZİNA EDENLER NİKAHSIZ YAŞAYANLAR 13- HIRSIZLIK YAPANLAR 14- TEVBE ETMEYENLER 15- BİR MÜSLÜMANI KASTEN ÖLDÜRENLER
Evet, bütün bunlar tevbe etmedikleri takdirde, bu mübarek gecede aff–ü mağfirete nail olamayacaklardır.
TEVBE (tövbe) GECESİ:
Enes b. Malik (r.a.) Resûlullah sallallah (s.a.v)’i şöyle buyururken dinledim dedi: “Allah Teâlâ şöyle buyurdu: -Ey Âdemoğlu! Sen bana dua ettiğin ve benden affını umduğun sürece, işlediğin günahlar ne kadar çok olursa olsun, onların büyüklüğüne bakmadan seni bağışlarım. Ey Âdemoğlu! Günahların gökyüzünü kaplayacak kadar çok olsa, sonra da benden affını dilesen, seni affederim. Ey Âdemoğlu! Sen yeryüzünü dolduracak kadar günahla karşıma gelsen; fakat bana hiçbir şeyi ortak koşmamış olsan, şüphesiz ben de seni yeryüzü dolusu bağışla karşılarım.”
Yüce Allah, “Ey mü’minler, Hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.”(Nur,31),
“Ey iman edenler, Allah’a içtenlikle tövbe ediniz. Belki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter.” (Tahrim,8) buyuruyor.
Allah kendini bize şöyle tanıtır:
“O kullarından tövbeyi kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir.”( Şura,25)
Peygamberimiz bile günde 70 kez tövbe edermiş.(Buhari,Deavat,3)
Peygamberimiz, “Günahına tövbe eden hiç günah işlemiş gibidir.” buyuruyor. Kimse benim günahım çok, tövbem kabul olmaz diye düşünmemelidir, ayrıca böyle düşünmek de günahtır. Allah’ın rahmetinden ümit kesilmez (Zümer,53)
Tövbenin kabul olmasının şartları: 1-İşlenmiş günah, tövbe anında terk edilmiş olmalıdır.2-Kesin bir pismanlık olmalıdır,3-Bir daha işlenmeyeceğine dair Allah’a kesin söz verilmelidir.4-Günah kul hakkına giriyorsa, zarar varsa tazmin edilmeli, ilgili şahıştan özür dilenmeli, helallık alınmalıdır.
Peki günahlardan nasıl korunabiliriz?
Bir kötülükle, bir kötü ile ve bizi günaha sokacak bir şeyle karşılaşınca: -Allah’ı hatırlamalıyız. - Kabir sorgusunu, cehennem azabını gözümüzün önüne getirmeliyiz.- Günahtan Kaçınıp, korunmanın mükâfatını hatırlamalıyız.- Haram olan, günah olan şeyle ilgilenmemeli, onu hemen terk etmeliyiz.
Mevlâna’dan güzel bir örnekle yazımızı noktalayalım.
Mevlânâ şöyle anlatıyor:
Biri, krala sormuş:
- “günahtan nasıl korunurum? Kral kızar gibi yapmış, bir tulum zeytinyağını kucağına vermiş yanına da kılıçlı bir adam dikmiş.
- Bir damla dökerse kellesini uçurun, demiş. Sorduğuna pişman olmuş...
Çarşı Pazar dolaşmış gelmiş ama kan ter içinde kalmış.
– Döktü mü?
– Hayır.
– Çarşı pazarda ne ve kimleri gördün?
– Aman efendim ben kimseyi görmedim. Nasıl görebilirdim” demiş.
- İşte günahtan korunmanın yolu. Günahla ve günah işleyenlerle ilgilenmemek.
Sonuç olarak, hayatımızda adeta oto kontrol sisteminin kurulmasına vesile olan mübarek üç aylar ve kandiller yaratan ve yaratılanlarla olan münasebetlerimizi gözden geçirmemiz için son derece önemli fırsatlardır. İşte bu cumartesi akşamı idrak edeceğimiz BERAT gecesi; yaratıcımıza, ailemize, milletimize ve bütün insanlığa karşı tüm sorumluluklarımızı hatırlatmalı, hata ve kusurlarımızdan dönmemize ve gaflet uykusundan uyanmamıza vesile olmalıdır. Aramızdaki çekişmeleri, dargınlıkları, tefrika ve ihtilafları, şahsi menfaat hesaplarını bertaraf etmeli her zamandan daha çok muhtaç olduğumuz ve yüce dinimizin bizden ısrarla istediği, barış, hoşgörü, kardeşlik, birlik ve beraberliğimizin güçlenmesini, insani ve islami maharetlerin yeniden filizlenmesini sağlamalıdır.
Allah’ın rahmet ve bereketi bütün köylülerimin üzerinize olsun. Güzel köyümüz CİHANLI’dan bu güne kadar hakkın rahmetine kavuşmuş olanlara ALLAH’tan rahmet hayatta olanlara ise hayırlı ve bereketli ömürler dilerim. Bütün İslam aleminin mübarek BERAT gecesini kutluyor, insanlık ve İslam alemi için başarılara, muzafferiyetlere ve hayırlara vesile olmasını Rabbimizden diliyorum. ERZURUM Türkmedya.com TEMSİLCİSİ Olmak için Lütfen Tıklayın »
|