103 Üye online
ANASAYFA![]() |
|
Mehmet ŞENGÜN Gönderdi. |
ÇAMKÖY TARİHİ
Gölhisar ve çevresine yerleşen Türkmen boyu ise Yıvalardır. Bu boy XVII.(17.) YY'dan sonra buralardan bilmediğimiz nedenlerden ötürü çekilmişlerdir.
Avşarlar ise Acıpayam ve Gölhisar arasına yerleşmişlerdir. Çamköy'ün çekirdek yapısını "Resul Avşarları" oluşturur. Bu yöredeki avşarlar özellikle Germiyanoğulları ile yaptıkları savaşlarla meşhurdur. Gölhisar'a ve Dirmil'e ait eski türkülerde Avşarlara olan hayranlık belirtilir. Bu türkülerde Avşar kavramı mertlik, adalet, dürüstlük ve kahramanlığın sembolüdür.
1850-1875 yılları arasında şimdiki bulunduğumuz Çamköy mevkiine taşınmışlardır. Taşınma nedenini de şu şekilde anlatırlar; Aşağı çay içinde yaşayan köylülerimiz hayvan besleyerek geçimini sağlamaktadır. Hayvanlar; aşağı çay içinin sineğinden bıktıkları ve çok rahatsız oldukları için , sürekli bu günkü Çamköy’e kaçarlarmış. Bunun bu şekilde devam etmeyeceğini anlayan köylülerimiz kendi aralarında konuşup – anlaşarak bu gün yaşamakta olduğumuz ÇAMKÖY’e göç etmişlerdir. O zamandan kalma ve yakın tarihe kadar çam ağaçlarından yapılan evler bulunmaktaydı.
Köyümüz ilk insanları olarak Hacı İsmailler ve çok zaman Tefennili kazasında kadılık yapan (Hakimlik) Mustafa E. ve ataları Hacı İbrahimler bilinmektedir. Yıllar sonra köyde pek çok sülale bilinmektedir. Bunlardan bazıları: ağacılar (hacı hamzalar), molla Ömerler, Çerkezler, Recepler, Haytalar… gibi sülaleler çoğalmıştır. Arkasından Yörükler (yılmazlar) Tavas’tan gelen Davazlılar da (Mehmet KILINÇ) bir sülale oluşturarak yerleşmiştir. Ve böylece köyümüz büyümeye başlamıştır. Daha pek çok gelenler yerleşerek köyümüzün bu günkü hali oluşmuştur.
Köyümüzün ilk ismi Çamköy. 1937’de burdur valisi kavunlu köyü olarak değiştirmiştir. Daha sonra 1950 yıllarında tekrar Çamköy olarak ismi degiştirilmiştir.
Köyümüzden, Mareşal Fevzi çakmak 1934-1935 ve kuvvet komutanları geçmiştir,(Kendi çabaları ile çaydan geçememişler ve köylülerin yardımı sayesinde çayı gecebilmişlerdir.) ve Fethiye yönüne gitmişler.
Köyümüz hiçbir zaman düşman işgalinde kalmamıştır.
Köyümüzün mezarlığının bulunduğu yerde Rumi 1201, miladi 1786 takvimlerine göre orada güzel bir camii vardı. Köyümüzün en güzel kültürlerinden biri bayramın birinci günü herkes orada toplanıyordu. Bayram namazı çıkışı köye gelen misafirlerle birlikte yemekler yenip bayramlaşılıyordu. Taa o zamanlardan beri bu kültürümüz hala devam etmektedir.
Köyümüzün okul durumu çok eskidir. Arap harfleri ile devam ederken yeni harflerin kabulü ile okul, eğitim vermeye devam etmiştir. 1925-1926 köy imece usûlü okul yaptırmıştır. Köye gelen baş öğretmenler; Ali rıza bey, Sırrı bey, ve daha sonra Mustafa Özkan’la
devam etmiş olup 1940 yılında eğitmen Ali Çetin, 1946 yılında Rıza Özalp 1956 yılında Mustafa Ercan ile devam etmiştir.Çamköy İlkokulunda devamlı 5. sınıf yetiştirilmiştir. Hatta bazı velilerin çocuklarını okula göndermeyip tarlada çalıştırdıkları ve öğrenci azlığı nedeniyle okulun kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı söylenmektedir.
Son yıllarda köylülerin ve Avrupa’ya giden işçilerin gayretleriyle Çamköy’ün alt yapısı tamamlanmış olup her türlü olanağa kavuşmuştur.
Çamköy Muhtarı: Arif Arabacı
Ev: 414 61 99
İş : 414 61 92
Cep: 0 532 566 11 87
BİR RİVAYETE GÖRE
Çakıcı Hasan Efe;
Çamköylü Çakıcı Hasan, Aydın efeleri ile birleşerek ekin biçme zamanı Avşar'a ve daha sonra Çamköy’e gelmiş, karakol Çakıcı Hasan Efe'nin Çamköy'de olduğunu duyunca evini çevirmiş ama Çakıcı ekinlerin arasına kaçmayı başarmış, cebindeki Bursa çakısını çıkarıp tabanca süsü vererek, gelmeyin vururum şeklinde konuşmuş, yakalayamamışlar ama jandarmanın biri 200 m uzaklıktan topuğundan vurmuş. Nasıl olduysa jandarmalardan kurtularak Denizli, Sarayköy'de almış soluğu. Burada tedavi olmuş, diğer efelerle birlikte Bostanköy çiftliğinin ağasının evine gelmişler. Ağa bu sırada oğlunu evlendirmekteymiş. Bir hafta yiyip içmişler, ağadan para istemişler ama ağa para vermeyi reddetmiş. Akşam olunca evin birinden tava ve yağ alarak ağanın evini basmışlar. Güveyi öldürmüşler yağı kızdırıp gelinin göbeğine dökmüşler, ırzına geçip kaçmışlar. Üç gün sonra tekrar basmışlar Bostanköy çiftliğini. Bir erkeç derisi miktarında sarı lira toplamışlar. Çamköy köprüsünün sol yanında Dalaman Çayı kenarında Akçaeniş'e gelerek kazıp parayı gömmüşler. 1920'lerde Denizli, Sarayköy'de; Fethiyeli, Erzurum Hasankaleli, Aydınlı ve Çakıcı Hasan Efe bir karara varmışlar. Gömdüğümüz paralar bize yeter, artık efeliği bırakalım şeklinde... Daha sonra Aydın karakoluna gidip teslim olmuşlar. Dört yıl hapis yattıktan sonra çıkmışlar. Rivayete göre vilayetten vilayete geldikleri için affedilmişler. Çakıcı Efe bir daha suç işlememek için tövbe ederek. Denizli'ye gelmiş. Öldürdüğü kişilerin ruhları için kitabı hatip indirmiş. Daha sonraları Çamköy'e yerleşmiş. Gömdükleri sarı liraları sel suyu alıp götürdüğü için harcamak kısmet olmamış.
Çakıcı Hasan Efe bir türlü baba olamamış. Efelik zamanından kalma 300 dönüm arazi ile geçinip Allah bana çocuk vermedi, bari camiye minare yaptırayım diyerek 1956'larda camiye minare yaptırtmış. 1959'da da ölmüş. Mirasın dörtte birini eşi, dörtte üçünü de kardeşlerinin çocukları paylaşmışlar. Eşi Ümmühan bir evlatlık almış daha sonra. Kendine düşen arazileri ona hibe etmiş. Ümmühan da 1962'de ölmüş.
Kaynak: Mustafa ERCAN (Emekli Öğretmen)
Derleyen: Mehmet Emin ŞENGÜN (Öğretmen)
![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |

VALİLİKTEN İHTİYAÇ SAHİPLERİNE PATİK
|
CEP Telefonu Burdur Programı... |
![]() |
Bu habere ilk yorumu yapmak için »