1.366 Üye online
ANASAYFA![]() |
|
Selcuk DUMLU Gönderdi. |
Kiz Isteme: Köyde dünürlügü gitmek olarak tabir edilen kiz isteme, eski geleneklere göreneklere uygun olarak yapilr. Dünürlük genel olarak Cuma veya Pazartesi aksamlari yapilir. Bu gecelerin, „mübarek gece“ olarak bilinmesidir. Dünürlügü gitmeden önce, araci bir kadin, kiz tarafinin agzini arar. Eger durum olumlu ise, kiz tarafinin müsait oldugu bir Persembe aksami ilk ziyaret yapilir. Dünürlüge oglanin babasi, annesi, yakinlarindan birkaci gider. Özellikle cevrede sayginligi olan agzi laf yapan, sohbeti tatli bir büyük (özellikle erkek) götürülür. Dünürler kiz evine geldiklerinde normal ziyaretmis gibi davranirlar. Bu arada tatli ve hos seylerden bahsedilir. Vakit biraz ilerleyince ziyaretin asil nedeni anlatilir. „Iste efendim biz Allah’in emri Peygamberin kavli ile kizinizi oglumuza istiyoruz. Siz ne dersiniz?“ diye söze baslanir. Kiz tarafi zaten bu ziyaretin sebebini bilmektedir. Kizlarini vermeye kararli iseler bile „Biz bir düsünelim, kiz evi naz evidir. Vakti tazeleyelim. Büyüklerimize bir soralim“ der ilk isteyiste kizi vermezler.
Söz Alma: Yapilan teklifi düsünüp karar veren kiz tarafi, kararlari olumlu ise oglan tarafina haber göndererek söz almaya gelmeleri icin davet eder. Iki ailenin ortak karari ile yine bir Cuma veya Pazartesi aksami söz almaya gidilir. Köyümüzde buna söz ekmegi denir. Söz ekmegine kalabalik gidilir. Her iki taraf’ta yakinlarini, hatta bütün köylüyü cagirirlar. Oglan tarafi istegini tekrar belirtir. Kiz tarafi da olumlu cevabi verir. Sonra kiz evinin hazirladigi yemekler yenir. Eskiden bu söz alma isine söz ekmegi denirdi. Biraz hosbesten sonra komsular dagilir. Oglan evi ve yakinlari kalir. Gelinimizi bir görelim derler. Kiz gelir müstakbel kayinpederin elini öper.
Nişan: Genelde nisan merasimi köyümüzde kadinlar arsinda yapilir. Kapali bir avluda toplanan kadinlar kendi aralarinda oynayarak eglenirler. Daha sonra gelin (nisanlanacak olan kiz) ortaya oturtulur. Oglan tarafinin yakinlarindan bir kadin gelinin yanina gelerek ayakta durur ve taki faslini baslatir. Gelen hediyeleri gelinin basi üzerinde cevirerek kimden geldigini yüksek bir sesle söyler. Bir örnek vermek gerekirse: Halasindan bir tencere, komsusundan süpürge… gibi. Genelde takilar kullanilacak esyalara yöneliktir. Taki isinden sonra biraz daha oynanir ve dagilinir. Aksama oglan tarafi kiz evine gider. Bir kagit kalem alinarak kimden ne hediye geldiyse yazilir. Cünkü bu hediyelerin karsiligi verilecektir. Bu karsi hediyeye “Dürü” denir.
Dügün: Köyümüzde dügünler genelde islerin baslamadigi ilkbahar aylarinda veya harman sonu yapilir. Her iki aile dügün tarihini anlasarak kararlastirirlar. Karar verildikten sonra her iki aile, kiz ve oglani da alarak Sivrihisar veya Eskisehir’e urba görmeye giderler. Urba görmede gerekli giyim ve ev esyalari alinir, evlenmek icin resmi islemler baslatilir, fotograflar cektirilir, ihtiyaclar görülür ve köye dönülür.
Köye döndükten sonra da alinan giyim esyalarinin kesilip bicilerek dikilmesi baslar. Buna da urba kesme denir. Bu gün hazir konfeksiyon giysiler oldugundan urba kesme islemi sadece ev esyalarinin hazirlanmasi seklinde yapilmaktadir (yatak, yorgan, carsaf, kilif vs. dikimi). Urba görmeye gidildigi zaman siparis verilen davetiyeler zamani gelince alinarak her iki taraf da hisim, akraba ve komsularini dügüne davet eder. Dügünler, hafta sonu yapilacaksa Persembe günü sabahtan baslar. Elma ve bayrak, oglan evinin dambasina (dam-cati) asilir. Erkekler dügün sahiplerine bir yardim olmasi icin dügün odununa giderler. Hemen hemen bütün komsular (gencler olarak) odun isine katilir. Oduna gidecekler yemek verilir. Baltalarin yaninda tüfekler alinir. Tüfek ata ata gidilir. Odundan gelen erkekler, odunun bir kismini oglan evine, bir kismini kiz evine yikarlar (Odun getirmekteki amac; dügün boyunca yemek piseceginden yakacak olarak kullanilacaktir.) Cuma günü sabahtan oglan evinden birkisi okunculari cagirir. Cuma ögleden sonra calgicilar gelir. Dügüne gelen okuncular gelirken hediye olarak koyun ve ya keci getirirler. Aksam üzeri oglan evinin önünde calgilar calmaya baslar. Cuma aksami biraz eglenilir ve dagilinir.
Ceyiz: Cumartesi sabahi oglan evinden bulunan esyalar bir arabaya yüklenir ve oglanin yengeleri, kardesleri arabaya biner. Ceyiz kiz evinin veya köyde uygun olan bir komsunun avlusuna serileceginden calgilar cala cala ceyiz serileccek yere inerler. Bunlara kinacilar geldi denir. Kiz evindeki esyalar da getirilir. Ceyizlerin serilecegi avlunun duvarlarina halat gerilir. Daha önce carsaflarin üzerine dikilen gelinin ceyizleri bu halatlara baglanir. Ceyize gelen kadinlar kendi aralarinda def calarak oynar. Ikindi ezani okununca, ceyizler toplanarak kiz evine gider.
Damat Giydirilmesi: Cumartesi ögle namazindan sonra berber damat evine cagrilarak damat tirasi yapilir. Damat tiras olurken arkadaslari yaninda oynarlar. Bu sirada dügüne gelenlere oglan evi tarafindan yemek verilir. Ceyiz evinde bulunan damat elbiseleri kiz evi tarafindan iki bayan tarafindan getirilir ve kayinbabadan bahsis alinir. Damat giydirilmek üzere calgi ve kalabalik esliginde köy meydanina getirilir. Damadin elinden tuttugu kücük bir sagdici da vardir. Genellikle kardes cocugu veya cok yakin bir akraba cocugudur. Damat evden elbisesini giyer yalniz ceketi ve atkisi kalir. Köy meydaninda yere bir kilim serilir. Damat kilimin üzerinde kibleye dogru döner ve imam tarafindan ceketi giydirilir. Giyinme islemi bittikten sonra damat, evli sagdicinin rehberliginde ve orada bulunan herkesin ellerini öper. Bu arada bir tepsi icerisinde dagitilmak üzere getirilen fisik ve sekerler, tepsiyi getirenin elinden düsürülerek kücük cocuklar tarafindan yagmalanir.
Kina Gecesi: Dügünler genelde hafta sonu yapildigindan kina gecesi Cumartesi aksami olur. Oglan evinin önünde calgilar calar, gencler oynayarak eglenilir. Bir zaman sonra ortada damada kina yakilir. Kinadan sonra kiz evinin önüne gidilerek eglence orada devam eder. Oradaki eglence bitince kahveye gelinir ve orada devam eder. Köyümüz dügünlerinde icki yoktur. Kina gecelerin de bazen sabaha kadar bazen de oldukca gec bir vakitte eglence sona erer.
Kadinlar tarafindan kina gecesi: Kapali ve genis bir avluda kadinlar toplanir. Bu arada gelin giydirilip getirilir. Gelinin kiyafeti; kuyruklu salvar üzerinde gömlek
basina al örtülür. Sandalye de oturtulur. Buarada calgi aleti sadece deftir. Genelde defi bu sahada uzmanlasmis ve türküleri bilen kadin veya kizlar calar. Bu eglence esnasinda oglan tarafinin akrabalarindan birkac kadin erkek elbiseleri giyerek erkek olurlar. Tencere karasindan kendilerine biyik yapip ellerine bir sopa veya mantar tabancasi alirlar. Oyun fasli bittikten sonra geline kina yakma fasli baslar. Gelin, önü kibleye dogru bir yastik üzerine oturulur. Ayaginin altina yufka yaslaci, onun üzerine de tarak konur eline ve ayagina kina yakilir. Bu esnada bilenler bir araya toplanarak kina ilahisini söylemeye baslar:
Altadin ciktin esigi
Sofrada kaldi kasigi
Kiz ananin yan esigi
Kiz gelin kinan malolsun
Bunda dirligin balolsun
Ana hamama vardin mi?
Yundugum yeri gördün mü?
Ana kiymetim bildin mi?
Kizgelin kinan malosun
Bunda dirligin malolsun
Fatima anam oturmus yufkami yazar
Hasan ile Hüseyin okuncu gezer
Mevlam eksigini kendisi düzer
Cennette cennette Allah evinde
Ol habibin dügünü var cennette
Altin tasta kinan ezilsin
Gümüs taragiyla zülfün cözülsün
Ak alnina hayirlar yazilsin
Cennette cennette Allah evinde
Ol habibin dügünü var cennette
Gelin Giydirilmesi: Gelini giydirmek icin kaynana ehil bir kadin bulup getirir. Gelin ortaya konan sap yastigin üzerine abdest alarak önü kibleye gelecek sekilde oturulur. Gelini giydiren kadin: Ayagin kademli, basin devletli olsun. Bastigin yer bolluk olsun darlik görmesin diyerek geline uzun enteriyi giydirir. Basina üst üste üc tülbent (yasmak) baglanir. Tülbentin biri agzini örtecek sekilde baglanir. Basina fes giydirilir. Fesin üzerinden cenesinin altina dogru bir tülbent daha baglanir. Fesin ön tarafinda kirmizi pullu arka tarafina yesil pullu örtülür. Onlarin üzerine de pullulari tutsun diye iki dizi altin baglanir. Ellerine yazma baglanarak giydirme islemi sona erer. Gelin hazirdir.
Gelin Alma: Gelin alma köy icerisinde ikindi namazindan sonra gerceklesir. Ancak günümüzde ekonomik sebepler nedeni ile disariya göc verildiginden; gelenlerin yerlerine ulasabilmeleri icin ögle namazindan hemen sonra veya daha erken yapilmaktadir. Gelinler önceleri atla getirilirken sonradan at arabasi, jeep, traktör derken bugün otomobille getirilmektedir. Biraz gecmise bakarsak sunlari söyleyebiliriz: Gelin almaya gidilecegi zaman atlar arabalar hazirlanir. Oglan tarafinda dünürsüler (genelde kadinlar) arabalara biner. Oglan tarafi arabalara önceleri yazma (basörtüsü) baglarken sonralari basma baglanmaya basladi. Simdilerde havlu baglanmaktadir. Seymenler tüfekleri alir. Kalabalik davullar esliginde kiz evine varir.
Oglan tarafi ve yakin akrabalari eve cagrilir. Gelinin ve esyalarinin bulundugu odalarin kapilari kilitlidir. Kapilari acmak icin bahsisler verilir kapilar acilir ve gelin evden indirilir. Dua yapilarak at veya at arabasina bindirilir. Gelin almaya gelen arabalara kiz evi tarafindan da havlu baglanir. Bu arada önceden dama cikan seymenler hem damda döner hem de seymen basi isaret verdikce tüfeklerini ateslerler.
Gelini alan at veya at arabasi caminin etrafinda dolastirilir. Simdilerde Hayrat Cesmesinin yanina kadar cikilip dönülmektedir. Yollarda cocuklar yola urgan gererek veya agac uzatarak gelin arabasinin önüne keserek bahsis alirlar. Oglan evine gelen gelin, arabadan bahsis almadan inmez. Genelde bahsis olarak hayvan verilir (Inek, buzagi veya koyun).
Gelin arabadan inince dua edilir ve basina para atilir. Bunun manasi kazanclari bol olsun diye, bugday sacilir cocuklari cok kazanclari bereketli olsun dyie, seker atilir evinde tatlilik olsun diye. Gelin eve girer. İceri girince eline yag verilir. Gelin bu yagi kaiya yapistirir. Gelin inerken kiz evi tarafindan biri orada görülürse “tutun sunun agzina bulamas akitalim” derler...
Gelin iceri girince disarida damat oynatilip üzerine para takilir. Sonra herkes dagilir.
Gelin yataginin hazirlanmasi: Gelinle beraber gelen yengelerin öncülügünde, damat tarafinin kadinlari ile gelinin yatagi hazirlanir. Oda yerlestirilip düzenlenir. Yatak hazirlaninca üzerinde erkek cocuk yuvarlanir. Bunun anlami gelinin dogacak ilk cocugunun erkek olmasi ve dogurganligini etkilemek icindir.
Yatsi vakti olunca damat yatsi namazina gider. Cami cikisinda gencler damadin ayakkabilarini saklayip ondan bahsis alirlar. Yatsi namazindan sonra camiden tekbirlerle getirilen damat, evin önünde yapilan duandan sonra büyüklerin ellerini öper ve eve girer. Damat eve girerken gencler yumruk vurmaya calisirlar. Damat, odasina girince kapi arkasinda kendini bekleyen gelinin ayagina, gelin de damadin ayagina basmaya calisir. Kim kimin ayagina basarsa güya evde onun sözü gecer gibi bir inanis vardir.
Duvak: Gerdek sabahi saat 9-10 sularinda gelin giydirilir. Elbesi üzerine, cevre kivrilir basina takilir. Kadinlar toplanir. Oynar eglenirler. Oyun esnasinda damat gelerek gelini alip gider. Böylece dügünde sona erer.
![]() |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() |
köy tarihçesi
Kızılköy adını kurucusu Osmanlı Devletinin kuruluş yıllarında uç beyi olan Kızıl Ali Paşa'dan almak
Kerbanlar köyü
Kerbanlar köyü Beypazarı -karaşar Beldesi yolu üzerinde olup ilçemize 19 km uzaklıktadır.K&oum
Eskibeyli Köyü Hakkında
Eskibeyli' [Norşun] Köyü
Eskibeyli'nin &
AĞLAŞAN'IN TARİHİ
Köyün eski adı menendi şehridir. 1430 yılın da BURSA,yayılmış olan veba salgınına yakalanan köy halkı

Bir yılda toplam 3 milyon 400 bin TL maddi hasar meydana gelen 939 yangın
|
CEP Telefonu Eskişehir Programı... |
![]() |
Bu habere ilk yorumu yapmak için »