• Turkmedya.com Google 
  • TurkNetwork™ 3.259.909 Üye Dün 2.476 Yeni Üye Katıldı
  • 363 Üye online

''Krizden en az biz etkileneceğiz''

ANKARA (İHA) - Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın 'ya sev ya terk et' sözlerini MHP'ye mal etmesine tepki göstererek, "Büyük Türk milleti ile bu topraklar üzerinde yaşamak veya geleceği paylaşmak istemeyenler için bile yapılması gereken onları vatandan kovmak değil, aziz vatan topraklarında ve bir arada yaşayabilecek temel değerlerini onlara da benimsetmek olmalıdır" dedi.
Sevmeyenin terk etmesi yerine, onlara bu ülkeyi sevdirecek bir yaklaşımın hakim kılınmasının MHP'nin siyaset anlayışının vazgeçilmezi olduğunu belirten Bahçeli, "Gelecek, ay yıldızlı bayrağın altındadır. Türkiye'nin birliği, refahı ve geleceğinin teminatı al bayrak altında birleşmekten geçmektedir. Gün, saflarımızı sıklaştırma günüdür. Gün, kucaklaşma günüdür. Ve kucaklaşmanın adresi büyük Türk milletidir" ifadelerini kullandı.
Alevilerin inanç ve kültürel sorunları olduğunu savunan Bahçeli, Aleviliğin siyasi istismar ve rant aracı olmaktan çıkarılması gerektiğini kaydetti.
Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, geçtiğimiz hafta İstiklal Savaşı'nın son gazisi Mustafa Şekip Birgöl'ün vefatından duyduğu üzüntüyü dile getirerek, "Son gazimizin ve bütün silah arkadaşlarının şanlı mücadeleleri beyhude, şehitlerimizin vatan uğruna verdiği canlar asla ve alsa boşuna değildir. Türkiye sokakta bulunmamış, harita üzerinde kurulmamıştır. Türk milleti tesadüfen bir araya gelmemiş, bağımsızlık hediye olarak alınmamıştır. Bu topraklara boşuna vatan denmemiş,
sınırlar icazetle çizilmemiştir" şeklinde konuştu. MHP lideri, yaşanan sürece ve yaklaşan tehlikelere vatandaşların dikkatini çekerek, yüreğinde bayrak sevgisi olan herkesi vatan ortak paydasında buluşmaya çağırdı. Bahçeli, millet varlığına karşı husumete yeltenenleri de tahrikleri bırakarak, girdikleri ihanet yolculuğundan vazgeçmeleri konusunda uyardı.
Tek başına iktidar olma iddiasındaki Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetinin ve Başbakan Erdoğan'ın, Meclis çoğunluğu dışında yönetim gücünün kalmadığını ve ülkenin tamamen kontrolden çıktığını gösteren örnekler bulunduğunu öne süren Bahçeli, şöyle devam etti:
"Başbakan Erdoğan'ın, 6 yıllık iktidarı boyunca çözüm ve çare üretmesi gerekenin kendisi ve hükümeti olduğunu unutarak, her konuya laf yetiştirme, sorumluluğu başka yerde arama, kusurlarını çok konuşarak kapatma telaşı, saklamaya çalıştığı cehaletini de bütün yönleriyle ortaya çıkarmaktadır. Geçtiğimiz günlerde parti toplantısı maksadıyla polis kordonu altında gittiği Hakkari'de, Başbakan Erdoğan arkasını düşünmeden kullandığı sözlerden birini daha sarf etmiş ve kamuoyunda 'ya sev ya terk et' olarak
yorumlanan açıklamalar yapmıştır. Onun ne söyleyeceği, kimi ülkemizden kovmak istediği bizim konumuz değildir. Düşüncelerini dilediği üslupta söylemekte serbesttir. Ancak bizi ilgilendiren husus, bu açıklamanın ardından kamuoyundan gelen eleştiriler karşısında çark etmesi ve bu sözünün patentinin Milliyetçi Hareket Partisi'ne ait olduğuna dair ahlak ve izandan uzak iddiasıdır. Bu konuda gerekli açıklamayı yapmış, bu sözün partimize ait bir slogan olmadığını ve resmiyet taşımadığını hafta içinde kamuoyu ile
paylaşmıştık. Ancak, bu tartışmanın devam etmesi ve Başbakan'ın bu sözü partimizle ilişkilendirme çabası, konunun üzerinde daha geniş durmamızı ve düşüncelerimizi bir kez daha açıklamamızı gerektiren bir mecburiyeti ortaya çıkarmıştır."

"TÜRK MİLLETİ YAPAY AYRIMLARA FIRSAT VERMEYEREK BERABERLİĞİNİ SONSUZA KADAR MUTLAKA SÜRDÜRECEKTİR"
MHP'nin parti programında da yer aldığı gibi, yeni bir dünya düzeninin şekillendiği 21. yüzyılda önce Türk milletinin ve sonra bütün insanlığın barış ve mutluluk içinde yaşayacağı bir dünyayı arzuladığını kaydeden Bahçeli, partisinin, Türk milletinin barış, huzur ve kardeşlik içinde yeni atılım ve hedeflere hazırlanmasında, milliyetçilik ve demokrasiyi, siyasi ve kültürel çerçevenin iki anahtar kavramı olarak kabul ettiğini, bir toplumun dayanışma, ilerleme, çağın değerlerini yakalama gibi hedeflerini
pekiştirecek en önemli unsurun milliyetçilik olduğuna inandığını söyledi. Bahçeli, bu milliyetçilik anlayışının, 'ırkçılık' ve 'ayrımcılığa' şiddetle karşı olduğunu, bin yıllık kültürel ve toplumsal beraberliği gelecekte refah içinde ve bir arada yaşamanın da ön şartı gören bir şuurun ifadesi olduğunu kaydetti. Bu yüksek şuurun, Türk milleti namıyla kutlu tarih boyunca terkip olunan mükemmel milli kimliğin ve kapsayıcı milli kültürden beslenen yapıcı, kaynaştırıcı ve birleştirici değerler manzumesinin eseri
olduğunun altını çizen Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu ayrılma ve farklılaşma üzerine değil, birleşme ve kucaklaşma ülküsü etrafında şekillenmiş ve dönemin kadrolarınca, milli devlet, milli kimlik, milli dil ve millet varlığı üzerinde ittifak edilerek yeni devletin dayanakları oluşmuştur. Bu itibarla hem 40 yıllık siyaset tecrübesi ile Milliyetçi Hareket Partisi, hem de dayandığı asırlık Türk milliyetçiliği düşüncesi, hiçbir zaman ayrımcı ve uzaklaştırıcı olmamış; toplumun tamamını temel değerler ekseninde buluşma ve
kucaklaşmaya çağıran bir anlayışın temsilciliğini üslenmiştir. Maddi ve manevi mirasını emanet aldığımız İmparatorluk geleneği de aynı kaynaşma kültürünün bir sonucu olup, ülkemizi küresel bir güç yapma hedefimizde takip etmemiz gereken yolun işaret taşlarını göstermektedir. Bu itibarla büyük Türk milleti ile bu topraklar üzerinde yaşamak veya geleceği paylaşmak istemeyenler için bile yapılması gereken onları vatandan kovmak değil, aziz vatan topraklarında ve bir arada yaşayabilecek temel değerlerini
onlara da benimsetmek olmalıdır. Yalnız ülkemizin içinde değil, komşu coğrafyalarda ve nihayet yeryüzünün her yöresinde adalet, huzur, barış ve refahta model alınacak ve örnek olacak bir ülkenin varlığı bu kucaklayıcılıktan geçmektedir. Sevilen, özenilen, gıpta edilen, himayesi arzulanan, dostluğuna sığınılan bir büyük ülke haline gelmemizin yolu da bayrağımızın gölgesinde yaşamayı isteyenlerin sayısını artırmakla, vatanımızı küresel bir cazibe merkezi haline getirmekle mümkün olacaktır. Bilinmelidir ki
biz, bundan asırlar önce 'kardinal külahını Osmanlı sarığına tercih ederek' milletimizin sinesinde kurtuluş umudu arayan mazlum toplumları, büyük Türk milletinin himayesine sevk eden beşeri çekiciliğin ve buluşmanın peşindeyiz. Bu nedenle sevmeyenin terk etmesi yerine, öncelikle bizi ona sevdirecek, beraberliğimizi saydıracak bir yaklaşımın hakim kılınması bizim siyaset anlayışımızın vaz geçilmezlerindendir. Yerel ve yöresel farklılıkların Türk kültürünün zenginliği içinde görüldüğü bu anlayış üzerinde
sağlanacak genel bir uzlaşmanın, toplumsal barış ve huzur için önemli katkı sağlayacağına şüphe yoktur.
Başı derde düşen, öz yurdunda barınamayan, zulme uğrayan, saldırılara maruz kalan milyonlarca soydaşlarımızın ve akrabalarımızın yüzyıllardır en emin sığınağı ve kucaklaşma için seçtikleri en güvenilir adres, hepinizin bildiği ve tarihin şahit olduğu gibi Anadolu coğrafyası ve milletimizin bağrı olmuştur. Aziz milletimiz, çareyi Anadolu'ya sığınmakta bulmuş bütün kardeşlerine mükemmel bir konukseverlikle, gönlünü ve kucağını sonuna kadar açmış, gelenleri kendinden bilerek ekmeklerini ve kaderlerini
iftiharla paylaşmış ve bölüşmüştür. Yeryüzündeki bütün milletlerin kardeşliğini ilke edinen bir siyasal düşüncenin şerefli temsilcisi olan Milliyetçi Hareket Partisi'nin ayrımcı, uzaklaştırıcı ve dışlayıcı olmasının düşünülemeyeceğini kamuoyu ile paylaşmak ve bu tarihi derinlikten ve hasletlerden habersiz olan Başbakan Erdoğan'a bu vesile ile de hatırlatmak

Bu Haberi Arkadaşlarına Göndermek ister misin ?
Yazı boyutu         

istiyorum. Gelecek, ay yıldızlı bayrağın altındadır. Türkiye'nin birliği, refahı ve geleceğinin teminatı al bayrak altında birleşmekten geçmektedir. Bu
milletin şerefi ve haysiyeti, kardeşlik ve kahramanlık üzerine inşa edilmiş milli birliğidir. Milli birliğimiz yara alır, kardeşlik ruhumuz sarsılırsa, bunun geriye dönüşü mümkün değildir. Türk milleti yapay ayrımlara, sinsi çabalara fırsat vermeyerek, beraberliğini sonsuza kadar mutlaka sürdürecektir. Gün, saflarımızı sıklaştırma günüdür. Gün, kucaklaşma günüdür. Ve kucaklaşmanın adresi büyük Türk milletidir."

"TOPLUMSAL HASSASİYET TAŞIYAN KONULARDA KÜÇÜMSEYİCİ VE DIŞLAYICI TAVIRLARDAN ÖZENLE KAÇINILMALIDIR"
MHP Genel Başkanı Bahçeli, bugün karşı karşıya bulunduğumuz sorunlardan birisinin de, milli ve manevi değerlerin toplumsal çatışma alanına dönüştürülmesi ve Türkiye'nin inanç ve mezhep temelinde çok tehlikeli bir cepheleşme sürecine çekilmek istenmesi olduğunu söyledi.
Toplumsal huzursuzluk ve gerginlik alanlarının her geçen gün derinleştiğini savunan Bahçeli, bu alanlardaki temel sorunların, Türkiye'nin milli birliği ve bütünlüğü içinde makul çözümlere kavuşturulamamasının bu yöndeki tahrik ve istismarların hayat bulacağı müsait bir ortam oluşturduğunu kaydetti.
Bu tehlikeli süreci durdurma ve milli dayanışma ruhuyla Türkiye'yi birlik, bütünlük ve huzur içinde onurlu ve aydınlık bir geleceğe taşımanın siyaset kurumunun en öncelikli görevi olduğunu ifade eden Bahçeli, "Karşımızdaki sorunların çözüm yolları ve imkanlarının aranacağı tek adres, milli iradenin tecelli ettiği yegane makam olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir.
Türkiye'nin sorunları ortak aklın ve sağduyunun rehberliğinde bu kutsal çatı altında çözülmelidir" diye konuştu.
"Büyük Türk milletini meydana getiren muhteşem beşeri varlığın bir bölümünün Alevi-İslam inancını benimsediği ve bu kardeşlerimizin inanç ve kültür temelli bazı sorunları, sıkıntıları ve beklentileri olduğu bir gerçektir" diyen Bahçeli, Alevilerin sorunları ve yaşanan süreçle ilgili şunları söyledi:
"Bu durumun görmezden gelinemeyeceği ve bu sorunların milli bütünlük, toplumsal hoşgörü ve dayanışma ruhu ile ele alınıp çözüm yolları üzerinde iyi niyetle ortak çaba gösterilmesi gerektiği açıktır. Yaşayış, hayata bakış, insanlar arası ilişkiler, milli kültüre katkı ve vatana bağlılıkları itibariyle biz olan ve bizden olan Alevi kardeşlerimizin sorunlarının kaynakları ve çözümleri, konuşulması ve tartışılması en zor ve karmaşık konulardan birisi olmuştur. Bu konularda bugüne kadar, müşterek bir anlayış
zemini oluşturulabilmesine hizmet edecek sağlıklı ve gerçekçi bir tartışma ortamı maalesef yaratılamamıştır. Bunları güçleştiren ve engelleyen karşılıklı etki ve unsurların başlıcaları şunlardır: Tarihi süreç içinde bugüne taşınan önyargılar ve hassasiyetler, aşılamayan korku ve endişeler, bilgi ve zihin berraklığının eksikliği, tanımlama ve teşhis karmaşası, kemikleşen klişeler, karşılıklı suçlama ve polemikler, siyasi hesap ve mülahazalar. Bunların gölgesinde ve ipoteği altında yapılan arızi tartışmalar
bu konuda gerekli olan 'karşılıklı anlama ve anlaşılma' sürecinin hayata geçirilmesini önlemiştir. Bunun da ötesinde, bu durumun etkisiyle ayrılıklar giderek derinleşmiş ve bir güven bunalımına yol açmıştır. Bu önemli sorunu bir 'kördüğümler yumağı' haline getiren bu kısır döngü kırılmalıdır. Esasları ve hedefleri doğru konulmuş sağlıklı bir tartışma ve değerlendirme ortamının şartlarının hazırlanması devlet ve toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluğudur. Bu konuda başta siyaset kurumu, parlamento ve
hükümet olmak üzere devletin ve toplumun tüm kurumlarına, Aleviliğin çatı kuruluşlarına, inanç önderlerine, üniversiteler ve akademik çevrelere önemli görevler düşmektedir. Bu çabalarda temel amaç, Türk milletinin birliğini ve beraberliğini koruyarak toplumsal huzursuzluk alanlarının cepheleşmelere dönüşmesini önlemek ve herkesin inancına saygı duyarak birlikte yaşama ideali etrafında kenetlenip toplumsal sıkıntı ve sorunları çözmek olarak görülmelidir. Alevilik eksenindeki tartışmalarda ve mevcut sorun
ve sıkıntıların çözümü için bir anlayış birliği zemini oluşturulması çabalarında temel bakış tarzı şunlar olmalıdır: Karşılıklı endişe, korku ve önyargılar aşılmalı ve Türk milletinin tarihten bugüne ulaşan zenginliklerinden biri olan bu değerler sistemi, bunlardan arındırılarak doğru bilgilere dayalı bir zeminde ele alınmalıdır. Alevilik, tıpkı diğer inanç alanlarında olduğu gibi siyasi istismar ve rant aracı olmaktan çıkarılmalı, şahsi ve kurumsal nüfuz ve iktidar alanı olarak görülme eğilimleri terk
edilmelidir. Bu konuyu inancın dışında başka mecralara çekme, ideolojik muhteva ve nitelik kazandırma ve politik bir akım haline getirerek siyasallaştırma çabalarına itibar edilmemelidir. Bir inancın ifadesi olan bu anlayış, karşıtlık ilişkisi ve zıt kutupların çatışması denklemine hapsedilmemeli, Sunni-Alevi, cami-cemevi karşıtlığı olarak görülmemeli ve bu noktaya indirgenmemelidir. Karşılıklı sevgi, saygı ve hoşgörü anlayışı hakim kılınmalı, hiçbir inanç, kültür, gelenek ve değeri aşağılamanın hiç
kimsenin hakkı ve haddi olmadığı unutulmamalıdır. Toplumsal hassasiyet taşıyan konularda küçümseyici ve dışlayıcı ifade ve tavırlardan özenle kaçınılmalıdır. Konunun kavramsal çerçevesi doğru konmalı ve anlaşılmalı, çözüm imkanları, bütüncül bir çerçeve içinde ele alınmalıdır. Hem Alevi kardeşlerimiz ve kurumları arasında hem de toplumsal düzeyde görüş ve anlayış birliği bulunmayan temel konularda, iyi niyetli ve objektif çözümü amaçlayan asgari müşterek zemini oluşturulmalı ve bu konuda akademik çalışmalar
yol gösterici olmalıdır."
MHP lideri Bahçeli, partisinin, Alevi vatandaşlarımızın sorunlarının çözümü için bu konuda 'karşılıklı anlama ve anlaşılma' süreci başlatılmasına katkıda bulunmaya samimiyetle hazır olduğunu söyledi. Küresel krizin Türkiye'de ağır tahribatlara yol açmaya başladığını vurgulayan Bahçeli, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek ile Başbakan Erdoğan'ın birbirlerinden çelişkili açıklamalar yaptığını öne sürdü. Bahçeli, "Reel sektör artık nefes alamaz hale gelmiş, koma halinde yoğun bakım yolunu
tutmuşken, Başbakan Erdoğan'ın, 'Özel sektörün de yandık, bittik gibi söylemlerini anlamakta güçlük çekiyorum' sözleri, çatırdayan AK Parti hanedanın hastalıklı politikasının bir hülasası olarak anlaşılmalıdır" dedi.
Bahçeli, Başbakan Erdoğan ve hükümet üyelerinin halen daha, 'Krizden en az etkileneceğiz' sözlerini sarf etmeleri için 'akıl denetimlerini kaybetmiş olmaları' gerektiğini sözlerine ekledi



    
Alfa Dodge Jeep Mini Saab
Audi Ferrari Kia Mitsubishi Seat
BMW Fiat Lada Nissan Skoda
Cadillac Ford Land Rover Opel Smart
Chevrolet Gmc Lexus Peugeot Subaru
Chrysler Honda Lincoln Porsche Ssangyong
Citroen Hyundai Lotus Pontiac Suzuki
Dacia Infiniti Maserati Proton Tata
Daewoo Isuzu Mazda Renault Toyota
Daihatsu Jaguar Mercedes Rover Volkswagen
Volvo
  Medya Kategorisindeki Diğer Haberler Tüm Haberler

Pembe Ajanda imza günü düzenlendi

Ayşenur Yazıcı, Tuluhan Tekelioğlu, Güler Kazmacı ve Hülya Aydın, "Pembe Ajanda" imza gününde

DÜNYA KATLİAMA KAYITSIZ KALIYOR

Gazze kenti ile civarından halen çatışma sesleri yükseldiğini belirtiyorlar.

Avrupa Yakası da kriz kurbanı!

Ekranın en çok izlenen dizilerinden Avrupa Yakası da kriz kurbanı oldu.

Psikoloğa öyle bir tokat attı ki...

Arım Balım Peteğim programının canlı yayınında tatsız bir olay yaşandı.

En son Ankara haberleri

  • "Dinci dikta yerleşemez"
  • "Türkiye hiç bir zaman dinci diktanın yerleşemeyeceği özgür bir ülke olarak kalacaktır"

  • 16 ilçenin aday adayları mülakatta
  • Barışa doğru ilk adım atıldı
  • Genelkurmay'da "Ergenekon" toplantısı
  • Bölünmez Ankara'da gözaltına alındı
  • Jacqui Smith'in Atalay'ı ziyareti
CEP Telefonu
Ankara
Programı...

En çok okunan Ankara haberleri

  • "Hedefte Cumhuriyet var"
  • Baykal, Ergenekon davası ile ilgili olarak ""Hukuki değil siyasi bir dava ile karşı karşıyayız" dedi

  • "Gözaltılar yargısal bir faaliyet"
  • Yargıtay Başkanlar Kurulu toplanacak
  • "İsrail Büyükelçisi'ni sınır dışı edin"
  • Nevruz'un bayram ilan edilmesi
  • Suriye Dışişleri Bakanı Türkiye'de
BİR YILDIZ DAHA KAYBETTİK
  • FUTBOL VE SAKATLIK
  • Manzaralar
  • muhtar hakkında bilgi
  • Vefat
  • Köyümüzün güzel manzaralarından
  • KÖYDE YAREN
  • Düsen düşene

  
KASABAMIZ HALI SAHASI
  • • Çevre düzenlenmesi
  • • Odtü Geliştirme Vakfı Özel Niğde İlköğretim
  • • BU SESE KULAK VERİN ! !
  • • SELAM

Eski Arkadaşlarım
  • • Bafra Anadolu Altınkaya Lisesi Burs başarısı
  • • OMÜ ASTRONOMİ GEZİSİ
  • • TÜBİTAK PROJE YARIŞMASI
  • • Veliler toplantısı

Yeni yılınız kutlu olsun
  • • OMÜ' den İsrail'e Kınama
  • • Work and travel
  • • Ordu üniversitesi son yolculuk
  • • DALAMANDA FİNALLER