| AKP'nin sözlü savunmasının tam metni | |
|
AKP dün Anayasa Mahkemesi'nde 6,5 saat süren sözlü savunma yaptı. İşte AKP'nin sözlü savunması... AKP, Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı sözlü savunmada Nazım Hikmet örneğini vererek, “Bir zamanlar Nazım Hikmet’e kimler karşı idi, şimdi kimler şiirini okumaktadır? Doğru olan bugünküdür” dedi. Kişilerin, ülkelerin, değer yargılarının ve düşüncelerin zaman içerisinde değişebileceğini belirten devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek yaptığı savunmada ‘değişim’ ile ilgili şu görüşlerini dile getirdi: “Türkiye siyasetinde bunun çok örnekleri görülmüştür. Ben kendi çevreme baktığımda 60’lı yıllarda en hararetli bir şekilde her şeyin devletleştirilmesini savunanların bugün nasıl özelleştirmeden yana olduklarını, her türlü yabancı sermayeye karşı her şeyin millileştirilmesini talep edenlerin bugün aman yabancı sermaye Türkiye ye gelsin diye nasıl yoğun bir çaba içersinde olduklarını müşahede edebiliyorum. Dolayısıyla dünün devletleştirmecileri ve benimki gibi millileştirmecileri bugün ülke sorunlarında bir noktaya gelebilmişlerdir. Hepimiz kendi hayatımızda dün nelerin yasak olduğunu bugün ise o yasakların ne kadar anlamsız olduğunu gördük, yaşadık ve yaşıyoruz. Yine şu kısa hayatımız içerisinde çok zaman geçmeden, öyle yarım asır, bir asır veya çeyrek asır geçmeden fikirlerimizde çok köklü değişiklikler olduğunu gördük. Mesela kendi hayatımızda bir zamanlar Nazım Hikmet’e kimler karşı idi, şimdi kimler şiirini okumaktadır? Doğru olan bugünküdür. Dolayısıyla burada söylemek istediğim şey şu: Eğer bir toplumda dengeler yerli yerine oturmadıysa, toplumda sağlıklı bir sosyal yapı, bir ekonomik yapı, istikrarlı siyasi bir yapı ve süreç söz konusu değilse bu neviden dönüşümler, bir taraftan öbür tarafa kıymet hükümlerinde değişiklikler olmaktadır. Dünün yasakları ve yasak fikirleri, bugünün siyasi alternatif ve çözümleri olarak karşımıza çıkabilmektedir. Bunun en kapsamlı projesi Avrupa birliğidir. Geçmişte kimler Avrupa birliğine karşı oldu? Şimdi aman Avrupa birliğine girelim diyen bunu yüksek sesle söyleyenler kimler? Şüphesiz hepimiz, hepimiz değiştik. Öyleyse, yarının muhtemel doğrularını bugün yasak ya da düşman ilan etmek, değişimin değişmez dinamiğine ters düşmektedir.” Devlet Bakanı Cemil Çiçek ile AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın dün Anayasa Mahkemesi’nde 7 saat süren sözlü savunmasının detayları netleşmeye başladı. ANKA’nın edindiği bilgiye göre, ekleri hariç 157 sayfalık sözlü savunmasının sonuç bölümünde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın AKP’nin kapatılmasına ilişkin Yüksek Mahkemeye sunduğu deliller “sözde” olarak nitelendirildi. Sonuç bölümünde, şu ifadelere yer verildi: “Bir bütün olarak değerlendirildiğinde iddianame, toplumsal talepleri dile getirme görevi olan siyasilerin, toplumsal ve siyasi sorunlar karşısında adeta duyarsız ve dilsiz olduğu bir partiler düzeni istemektedir. İddianamede “delil” olarak sunulan beyan veya eylemlerin özgürlükçü demokratik ve laik rejime yönelik bir tehdit oluşturduğu söylenemez. Aksine, bu sözde "deliller”le bir siyasi partinin kapatılmasının talep edilmesi, Türkiye’de demokrasiyi teksesli ve yasakçı bir boyuta taşıyabilecek bir tehdit niteliğindedir. İlk cevabımız, esas hakkındaki cevabımız ve sözlü olarak yaptığımız ayrıntılı açıklamalar ve sunduğumuz deliller dikkate alındığı takdirde, ortada AK Parti’ye isnat edilebilecek nitelikte laikliğe aykırı hiçbir eylem yoktur. İddianamede yer alan beyanların ise hiçbiri laiklik ilkesine aykırı değildir. İddianamedeki beyanlar, Düşünce ve kanaat hürriyeti(Anayasa,m.25) ve “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti”(Anayasa, m.26) kapsamında olup, demokratik hukuk devletinin teminat altındadır(Anayasa,m.2). Her biri tek başına laikliğe aykırılık oluşturmayan ifadeler, bir milyon defa tekrarlansa bile, bir partiyi Anayasaya aykırı eylemlerin odağı haline getirmez. AK Parti, laikliğe aykırı fiillerin değil, kurulduğundan itibaren yaptığı çalışmalarla ülkemize ve milletimize hizmetin odağı haline gelmiştir. Sonuç olarak, bu nedenlerle, Ak Partinin kapatılması için açılan davanın reddine karar verilmesi hususunu Anayasa Mahkemesinin takdirlerine saygıyla sunarız. 30.04.2008” TEKZİP METİNLERİ DELİL OLDU Savunmanın 8 sayfalık giriş bölümünden sonraki birinci bölümünde, “Siyasi partilerin yasaklanmasının evrensel standartları” anlatıldı. Türkiye’de siyasi partilerin yasaklanmasının genel tarihçesinin de anlatıldığı sözlü savunmada, “Bu davada sunulan delillerin ispat hukuku bakımından delil olma değeri yoktur” denildi. “Aslı olmayan haberlerin delil olarak gösterildiği”nin belirtildiği birinci bölümün (a) bendinde ise toplam 21 adet belge Yüksek Mahkemeye sunuldu. Savcı’nın öne sürdüğü “bazı iddiaların soruşturulduğu” belirtilerek bu konuda da Mahkemeye 3 adet belge sunuldu. “Adli yargılama veya adli soruşturma sonucu verilmiş kararların” Savcı tarafından dikkate alınmadığı belirtilen sözlü savunmada, hakkında kesinleşmiş Cumhuriyet Savcılığı kararları olan 6 iddia da yeraldı. Mahkemeye ayrıca tekzip edilen 7 adet haber de belgeleriyle sunuldu. “Yasama yetkisinin kullanılması, laiklik ilkesine aykırı bir eylem değildir. Yürütme organının icraatları, laikliğe aykırı eylem değildir. Yerel yönetimlerin icraatları, laikliğe eylem değildir. Ak Parti üyelerinin ve yetkili organlarının düşünce açıklamaları laikliğe aykırı eylem değildir. Dinin birleştiriciliğine vurgu yapmak laiklik ilkesine aykırı değildir. ‘Dindar birinin laik devlet yapısını benimseyebileceğini veya laikliğin dindarlığın teminatı olduğunu’, söylemek veya laiklik konusunda değerlendirmeler yapmak, laiklik ilkesine aykırı değildir. Başörtüsü sorunu ve çözümüne dair konuşmak ve öneriler getirmek laiklik ilkesine aykırı değildir. Üniversiteye girişteki katsayı sorununu konuşmak ve çözüm önerileri getirmek laikliğe aykırı değildir. Yürürlüğe girmiş Anayasa ve Yasa değişiklerinin uygulanması gerektiğini söylemek laiklik ilkesine aykırı değildir. Kişi, organ, kurum karar, sorun, yasa ve olayları eleştirmek laiklik ilkesine aykırı değildir.” HÜRRİYET |
|